


AYVA MONİLYASI
| ETKEN MADDE | FOR. | (100 lt) | E. S. | E.Ş. |
| Carbendazim 50 % | WP | 14 | S | |
| Procymidone 50 % | WP | 21 | S | |
| Thiophanate Methyl 70 % | WP | 15 | S | |
| Dodine 500 g/l | FS | 14 | K |
ETKEN MADDENİN KULLANIMI
Askospor uçuş başlangıcının saptanamadığı yerlerde;
1. İlaçlama: Tomurcuklar patlayıp yapraklar görülmeye başladığı dönemde,
2. İlaçlama: 1. İlaçlamada kullanılan ilacın etki süresi sonunda,
3. İlaçlama: 2. ilaçlamada kullanılan ilacın etki süresi sonunda yapılmalıdır.
Karadeniz Bölgesinde ise;
1. İlaçlama: Çiçeklerin % 5'i açtığında,
2. İlaçlama: Çiçeklerin % 50'si açtığında,
3. İlaçlama: Tam çiçeklenme döneminde yapılmalıdır.
Askospor uçuş başlangıcını saptamak için, sonbaharda toplanan mumyalaşmış meyveler ayva bahçesinde alt ve üstü olmayan kasalar içinde toprak üzerine yerleştirilir. Şubat sonundan itibaren mumya meyveler üzerinde apotesyum oluşumu gözlenir ve alınan kesitlerle askuslar içindeki askosporların durumları mikroskopda incelenir. Ascusların olgunlaşma döneminde sandık üzerine yerleştirilen vazelinli lam tuzaklarının mikroskopta incelenmesiyle askospor uçuş başlangıcı saptanır.
KÜLTÜREL ÖNLEMLER
Hasat sırasında mumyalaşmış meyveler toplanıp yakılarak imha edilmelidir. Budama sırasında ise, gözden kaçan mumyalaşmış meyveler toplanmalı ve kurumuş sürgünler budanarak yakılmalıdır. Ayrıca yere dökülmüş mumya meyveler toprak derince işlenerek toprağın derinlerine gömülmelidir. İlkbaharda entekteli yaprak, çiçek ve sürgünler kesilerek imha edilmeli ve böylece enfeksiyon kaynakları ortadan kaldırılmalıdır.
HASTALIĞIN BELİRTİLERİ VE TEŞHİSİ
Hastalık ayva ağaçlarının yaprak, sürgün, çiçek ve genç meyvelerinde belirti oluşturur. İlkbaharda genç yaprakların üst yüzünde ancak ışığa tutulduğunda görülebilen açık kahverengi lekeler zamanla koyulaşır. Bu lekeler yaprağın bir kısmını, bazı durumlarda tamamını kaplar. Konidiumlar lekeler üzerinde kirli beyazdan bej rengine kadar değişen bir tabaka oluşturur. Hastalanan yapraklarda badem kokusu hakimdir. Enfekteli yapraklardaki miselyumlar yaprakların damarlarından saplarına ve oradan da sürgünlere geçer.
Miselyumlann sürgünü enfekte etmesiyle yaprak sapının sürgünle birleştiği noktanın alt ve üst taraflarında 2-3 cm uzunluğunda kahverengi lekeler görülür. Zamanla sürgünde kurumalar görülür ve sürgünler kuruyan yerlerden aşağı doğru sarkarlar. Üzerlerinde yaprak ve çiçek tomurcuklarıyla kuruyan sürgünlerin üzerinde kirli beyaz renkte konidium kitleleri oluşur.
Çiçeklerin açma döneminde yapraklar üzerinde oluşan konidiumlar çiçek dişicik organının tepesinde çimlenerek, dişicik organı boyuncuğu aracılığıyla yumurtalığa inerek ona zarar vermektedir. Enfekte olmuş çiçekler başlangıçta sağlıklı görülmekte, petal dökümüne yakın kahverengileşerek dökülmektedir.
Enfekte olmuş genç meyvelerinin üzerinde önceleri açık kahverengi, sonraları koyulaşan lekeler oluşur. Bu meyveler önce yumuşar ve zamanla tamamen sertleşerek mumyalaşır. Dalların birbirine sürtünmesi, rüzgar, yağmur, böcek ve kuşların tesiriyle dökülünceye kadar mumyalaşan meyveler ağaçlarda asılı kalırlar. Yere dökülen mumya meyveler üzerinde uygun koşullarda apotesyumlar oluşur.
Hastalık, ayva ağacının yaprak, çiçek, sürgün ve meyvelerinde oluşturduğu zararla ağacın gelişmesine engeldir ve verimi azaltıcı etkidedir. Epidemi yıllarında verim kaybı % 80-90 olabilmektedir. Yurdumuzda ayva yetiştirilen tüm bölgelerde hastalığı görmek olasıdır.

